29 Ekim 2014 Çarşamba

22 yaşındaki türbanlı baldızım

Merhaba ismim ferit 3 senelik evliyim. Baldızım Aslı 22 yaşında. O da türbanlı bu olaylar sırasında nişanlı bir genç kızdı. 6 ay önce evlendi. Gelelim olayların başlangıcına. Baldızım genellikle cuma akşamları bize gelir ve cumartesi günüde bizden doğru nişanlısıyla görüşmeye giderdi. Cumartesi günleri eşim akşama kadar, bende öğleye kadar çalışırım. O hafta Cuma baldızım geldi evde ablasıyla sohbet falan ediyorlar, bende bilgisayar odasında bilgisayarın başında hafta içi aldığım digital fotoğraf makinesinin özelliklerini inceliyorum. Bu özelliklerden biride güvenlik kamerası gibi kullanılabilmesiymiş. Bu ilgimi çekmişti. Ertesi gün öğleye kadar çalıştığım için bu özelliği test etmeye karar verdim. Gerekli ayarları yaptım, sabah bilgisayarı açtım fotoğraf makinesini koridordaki portmantonun üzerine yerleştirdim. İnternete girdim, gerekli ayarları yaptım. Fotoğraf makinesi bana her yarım saatte bir birer dakikalık görüntü maili gönderecekti. Bu testten kimsenin haberi yoktu. İş yerimde çalışırken bir mail geldi. Bizim evim koridoru, karşıda yatak odasının kapısı solda oturma odasına giriş. Gayet net görüntü, zamanı test etmek için saatime baktım ve ½ saat sonra bakalım gene gelecek mi diye beklemeye başladım. ½ saat sonra gene bir mail geldi. Kısa filmi açtım gene aynı görüntü, ok makine güzel çalışıyor falan derken birden baldızım çırılçıplak oturma odasından çıkıp bizim yatak odasına girdi. Şok olmuştum, birden aklımda bir sürü soru işareti?
Evde başkası da var mıydı? Çıplak ne yapıyordu? Öğlen çıkıp hemen yakın olan eve gittim ama baldızım öğleye kadar çıkmıştı evde yoktu. Bu durumdan eşime falan bahsetmeden bir sonraki haftayı bekledim. Sonraki hafta sonu kamerayı yatak odamızı tam görebilecek bir yere gizledim mail kapasitesi max 1 dakikalık film alabildiğinden ayarları her dakika 1 mail şeklinde ayarladım. İş yerime gidene kadar zaten 10 tane gelmişti. Aslı?ın yatak odamıza ilk girişi saat 10:15 te falan oldu. Üzerini çıkardı odada, çekmeceden ablasının saten mini geceliğini aldı ve giydi. Altına çamaşır giymedi. Sonra odadan çıktı ve biraz sonra elinde bi salatalıkla tekrar geldi. Yoksa türbanla gezen baldızım bakire değimliydi. Sikim kazık gibi olmuştu. Mailin biri bitmeden yenisi geliyor kesintisiz izliyordum ne yaptığını. Yatağa yattı bacaklarını açıp salatalığı aşağı yukarı sürtmeye başladı, diğer eliyle de göğüslerini okşuyordu. Sonra yavaşça itti salatalığı. Santim santim kayboldu salatalık ekrandan. Sonra Aslı bacaklarını birleştirip dizlerini göğsüne çekerek yatakta kıvranmaya başladı. Salatalık hala amındaydı. Nefes almadan izliyordum. Sonra orgazm oldu ve odadan çıktı. 10 dakika sonra bornozla tekrar geldi odaya. Yatağı düzeltti, geceliği yerine koydu, salatalığı aldı ve tekrar çıktı odadan. Bundan sonra baldızımı sikmek için delirmeye başladım. Bakire değildi. Büyük ihtimalle nişanlısına vermişti. 

Bu şekilde 3 hafta daha izledim. En sonunda en azgın olacağını tahmin ettiğim bir anda eve gitmeye karar verdim. Bir cumartesi gene hazırlıklarımı yapıp beklemeye başladım. Tam yatağa uzanıp salatalığını hazırladığı zaman ofisten çıkıp evin yolunu tuttum. 10 dakikalık mesafeyi gidene kadar o da kıvama gelirdi. Sessizce kapıyı açtım, sonra sesli olarak kapattım ve Aslı ben geldim diye seslendim. Oturma odasına bakıp ?Hala kalkmadın mı diyerek onun yattığı odaya yöneldim ve geçerken aa burada mıydın diyerek bizim yatak odamıza girdim. Toplanmaya fırsatı olmamıştı ve yorganın altına girmişti. Eminim orada çırıl çıplak yatıyordu. Heyecandan o da bende ölecektik. Kalk bakalım tembel beraber kahvaltı yapalım diyerek hızlıca yorganı açtım. Salatalık elindeydi ve bu sefer gecelikte giymemişti. üzerini örtmeye çalıştı ama izin vermedim. Buna ne gerek var canım? Benden isteseydin ya? dedim.Ama sen ablamın kocasısın? dedi. Bende ne fark eder ikinizi de mutlu ettikten sonra, ikinizin de olurum dedim. Bu arada fermuarımı açıp sikimi çıkardım ve başını sikime bastırdım. İştahla yalamaya başladı. Sikimi taşaklarımı deli gibi yalıyordu. Bu arada bende soyunup yatağa girdim.O körpe güneş görmemiş beyaz vücudunu öpüp yalamaya başladım. Göğüsler taş gibiydi, sikimi zorlukla ağzından alabildim ve dur birazda ben seni yalamak istiyorum? dedim. Kendini sereserpe bıraktı yatağa ve sadece? istediğin gibi yala dedi. Boynundan başladım, taş gibi göğüsleri yuvarlak; uçları sivri ve iyice koyulaşmış. Sonra yavaşça ***** indim. Dilimin ilk dokunduğu anı görmeliydiniz, yay gibi gerildi vücudu, elleriyle bacaklarını açabildiği kadar açtı. Yalamaya dilimi ***** sokmaya başladım. Kendinden geçti resmen. Ohhh dedi. 10-15 dakika amını arka deliğini yaladım. Sonra dudaklarına yumuldum. O hala bacaklarını dizlerinin altından kavramış kendine doğru çekmiş vaziyette duruyordu. Amı gerilmiş, suları aka aka yarağımı bekliyor. Sikimin başını tam girişe yasladım. Yavaşca yüklenmeye başladım. Sıcacık karanlıkta yara yara ilerledi sikim ve sonunda kasıklarımız birbirine yapışınca bacaklarını bırakıp sıkıca sarıldı boynuma ve deli gibi öpmeye başladı dudaklarımdan, bende hareketlenmeye pompalamaya başladım. Çığlıklar atiyor, ?işte bu, hayal ettiğim kendimi tatmin ederken düşündüğüm tam olarak buydu? diye mırıldanıyordu. Sonra onu yatakta domalttım ben yere indim ayakta belinden sıkıca tuttum prezervatifimi takarak amından tekrar geçirdim. Bu sefer nazik ve yavaş değildim. Sert sert ve hoyratça sikiyordum. Ben arkadan vurdukça yan taraftaki aynadan göğüslerinin oynamasını izliyordum. Bu beni daha da sert sikmem için tahrik ediyordu. Gulaysa artık inlemiyor çığlıklar atıyordu resmen. 


 Amının içinde sikim kasılmaları hissetmeye başladı. Amı sikimi sıkıştırıp sıkıştırıp bırakıyordu. Bende dayanamadım bu duruma ve boşalmaya başladım. Normalden çok daha erken boşalıyordum ama bu am dayanılacak gibi değildi. Sonra ikimizde yığıldık yatağa. Harikaydın diye bir öpücük kondurdu dudağıma. Anlat bakalım ne zaman bozuldu kızlığın dedim. Nişanlısına vermiş. Nişanlısı bunu mutlu edemiyormuş. Hem egoist hem de hemencecik bitiyor diye anlattı. Ama bundan sonra sorunum yok dedi. Evlenince daha rahat hareket edebileceğiz.

28 Ekim 2014 Salı

Her Tarafımdan Becerdi

Merhaba…Gerçek adım Pınar, yaşım da 18. Başımdan geçen ve hala geçmekte olan olaylar iki ay önce başladı. Okullar yeni kapanmıştı ve biz her zaman olduğu gibi yazlığımıza gitmiştik. Bir iki gün süren temizlikten sonra denize gidecektik, fakat benim bikinim küçük geliyordu son sene göğüslerim ve kalçam büyümüş boyum uzamıştı. Anneme söyledim oda şimdi bir şey yapa mayız baban senin böyle denize girmene izin vermez dedi. Gerçektende olacak gibi değildi göğüslerim kenarlardan taşıyor, bikinimin altı kalçamın arasına kaçıyordu. Kalçalarımın ne kadar pürüzsüz bir tene sahip ve ne kadar dik olduğunu o bikiniyi girince fark ettim. Sen kardeşini al onla pırlantaya gidin dedi. Cuma günü ve akşamüstü olduğundan orada rahat edebilirdik. Babamla annem gittikten sonra bizde pırlantaya gittik. Pırlanta koyu kasabanın dışında 4-5 km. uzaklıkta dik bir tepenin altında ağaçlarla denizin buluştuğu çok güzel bir yerdi. Fakat koruma altında olduğu için ve etrafında hiç sosyal aktivite olmadığı için genelde boştu. Bisikletlere binerek pırlantaya ulaştık. Bisikletleri bir ağaca zincirledik, Kumsalda yürümeye başladık. İleride 2 tane turist vardı. Kadın 30 yaşların-da olmalıydı ve üstsüzdü. Yanlarından geçerken kardeşim abla kadının memelerine baksana dedi. Bakma ayıp rahatsız etme onları dedim. Onlardan uzaklaştıktan sonra bir ağacın altına geldik. Mert hemen tişörtünü çıkardı denize koştu. Bende elbisemi çıkardım göğüslerimi düzelttim. Mayom yine kıçımın arasına kaçmıştı onu çıkardım ve denize ilerledim. Mert dizlerine kadar suya girmiş beni bekliyordu, yanına giderken göğüslerime baktığını gördüm. Nereye bakıyorsun sen dedim, “ooo sende mi rahatsız oluyorsun” dedi. “Evet rahatsız oluyorum, bakma” deyip arkamı döndüm. Abla sen nereni dönsen bakacak bir yerler var diye güldü. Tam kızıp azarlayacaktım ki bana su sıçratmaya başladı. Bende karşılık verdim ve birbirimizi ıslatarak suya alıştık ardından suya daldık bir sure yüzüp eğlendik. Ben çıkıyorum diye kıyıya yöneldim. Mert de peşimden geliyordu. Arkamdan abla senin kalçaların harikaymış be demez mi. Altımı düzeltmeden sudan çıkmıştım. Hemen ellerimi kalçama attım ve neredeyse tamamen kıçımın arasına kaçan mayoyu düzelttim. Mert’e baktım gülüyordu. Kurulanıp yavaş yavaş batan güneşin altına uzandık. Mert güneş yağı getirmişti ve kollarına sürüyordu. Bana sürsene dedim. Yüz üstü yatmamı söyledi. Denileni yaptım. Boynumu ovarak omuzlarıma masaj yapmaya başladı. İki günün yorgunluğuna iyi geliyordu doğrusu. Ardından sırtıma indi, yağı sürerken masaj yapıyor ve arada eller göğüslerimin kenardan taşan kısımlarına dokunuyordu. Ama bunu abartarak yapmıyordu. Bir şey demedim. Derken belime indi, oradan da topuklarıma. Ayak tabanlarımı dahi ovalıyordu. Sen nerden biliyorsun bunları dedim, kız arkadaşıma yapıyorum dedi. Başka neler yapıyorsun onla dediğimde başka bir şey yapmama izin vermiyor dedi. Kardeşimden beklemediğim şeylerdi bunlar, şaşırmıştım. Derken bacaklarıma çıktı baldırlarımı eziyor yorgunluğumu alıyordu. En sonunda kalçamın bacaklarımla birleştiği yere geldi. Kalçama yağ döktü ve kalçama masaj yapmaya başladı. Cinsel bir şey hissetmiyordum ama hoşuma gidiyordu ve bu yüzden mayomun yavaş yavaş kalçamın arasına doğru toplamasına göz yumuyordum. Elleri makine gibiydi ve kalçamı adeta yoğurmaya başlamıştı her hareketinde mayo biraz daha toplanmaya başlamıştı. Kalçamı sadece bir kişi okşamıştı oda lisede kantin sırasında yüzünü dahi görmediğim biriydi. Derken mert bir hamlede mayoyu kalçamın arasına toplayı verdi. Hemen elimi arkama attım ama bileklerimden tuttu, “yorgun değil misin” dedi. Aslında olanları çok ta önemsemiyordum ve kötü niyeti olacağını düşünmedim. Bir şey yapmadan kendimi bıraktım. Şimdi daha sert davranıyordu. Kalçamı okşuyor, yoğuruyor, yukarı aşağı masaj yapıyordu. Başparmakları mayomun altına doğru kaymaya başladığında neredeyse uyuyacaktım. İrkildim, fakat bir şey yapamadım ve bir süre sonra her iki başparmağı kuyruk sokumumda birleşip aşağı inerken ayrılıp kalçamın arasına girmeden aşağıya iniyor, bütün avuçları ile de kalçalarımın yuvarlaklığını avuçluyordu. Ama bir süre sonra parmakları ayrılmamaya başladı, biraz daha devam etmesi halinde tam kıçıma dokunacaktı. Öyle yapma demek için başımı döndürürken elleri aşağıya doğru kaymaya başladı ve parmaklarını hiç çekmeden tam kıçımın deliğinin üstünden geçirdi. Parmaklarının baskısını tam anlamıyla hissetmiştim. Öylece baktım bir şey diyemedim. Bana baktı sonra kalçama bakarak ellerini yukarı doğru ittirdi ve parmaklarının biri deliğimin tam üstünde kaldı. Parmağı yavaşça kıçımı zorluyordu ve ben gözlerimi kapamış zevk almaya bakıyordum. Parmağını çekti ve iki elini yukarda birleştirdi, ardından yine indirdi, artık hareketleri daha yavaştı ve kıçıma geldiğinde parmağı kendimi kasmasam içime girebilirdi. Çok tuhaf hissediyordum, amım ıslanmış ve karıncalaşıyordu. Sonra sol başparmağıyla mayomu kenara çekti ve kıçımı tamamen açıkta bıraktı. Sağ başparmağını hemen deliğe dayadı ve bastırmaya başladı, kalp atışlarım hızlanmış, canımın acısı hoşuma gidiyordu. O anda parmağının yavaşça içime girmeye başladığını hissettim. İşte o zaman ne yaptığımızı anladım. Üstümdeki kişi benim küçük kardeşimdi ve kıçıma parmağını sokuyordu. Niyeti de hiçte iyi değildi. Hemen kendime geldim ve elini yakalayıp yan döndüm sen ne yapıyorsun dedim. “Ben bir şey yapmıyorum, sen ne yapıyorsun, yatsana” dedi. “Olmaz, ben senin ablanım, böyle şeyler yapamayız” dedim. “Bir şey yaptığımız yok ki, masaj yapıyorum sana” dedi. “Yok, yeter artık gidelim” dedim. Onu üstümden atıp hemen elbisemi giydim. Ellerim titriyordu, resmen azmıştım ve devamını istiyordum ama bu mümkün değildi. Giyindiğimde hala oturuyordu. “Kalksana, giyin” dedim. “Tamam be” deyip ayağa kalktı, şeyi kocaman olmuştu, bana hiç bakmadan üstünü gidi ve bisikletlerin yanına gittik. Akşam pek konuşmadık, ama normal geçti. Bir gün sonra babam bana para verdi bikini almak için. Kardeşimle gidecektik. Kasabaya indik ve bikinimi aldık. Ancak otobüsü kaçırmıştık ve diğer otobüsü beklemeye başladık.1 saat kadar sonra otobüs geldi, ama oturacak yer yoktu, Her yer doluydu. Eve doğru giderken otobüs her duraktan insanları almaya başladı ve bir süre sonra kıpırdayacak yer kalmadı. Mert yanımda duruyordu ve göğsü koluma yapışmıştı. Bir süre sonra yavaşça arkama geçiverdi. Sol eliyle belimi kavradı. Sağ eli önümdeki koltuğun demirini tutuyordu. Bir süre sonra kalçama bir şey dayandı ve büyümeye başladı. Mert beni fordluyordu. Kenara doğru kaçmaya çalıştım ama hem elleri hem de otobüsün tıklım tıklım olması buna engel oldu. Bir şey yapamıyordum, bir söz bile söyleyemiyordum. Şeyi tamamen sertleşti ve kıçımın arasına yerleşti. Kasıkları kalçama baskı uyguluyor, otobüs sallandıkça siki kalçamın arasında gidip geliyordu. Sağ elini yavaşça indirdi ve kalçamı okşamaya başladı. Şimdi daha sert bir şekilde bastırıyor ve her seferinde beni öne doğru ittiriyordu. Elini kalçamdan çekti, şeyini düzeltip tam kıçımın deliğine dayadı. Şimdi her baskısını neredeyse içimde hissediyordum. Sol eli belimi sararken sağ eli aşağı indi ve eteğimin altında kiloduma ulaştı. Kötü durumdaydım etrafta birisi olanları anlasa mahvolurduk. Kendimi kasabildiğim kadar kastım. Ama durmu-yordu ve eliyle kilodumu aşağıya çekmeye başladı, hemen bende kilodumu önden yakaladım. Ama önümde oturan kadın elime baktı bende karnım ağrıyormuş gibi bir hareket yaptım. Olacak gibi değildi; kiloduma öyle asılıyordu ki artık tutamadım ve kilodum aşağıya 1 karış kadar kaydı. Artık kalçam tamamen açığa çıkmıştı. Parmakları hemen kıçıma dayandı, hem okşuyor hem de orta parmağını sokmaya çalışıyordu. Dünkü olaydan sonra tuz biber olmuştu bunlar. Elini birden çekti bir süre hiç bir şey yapmadı; vazgeçip bıraktığını düşündüm ve derin bir nefes aldım. Fakat o birden eteğimi yukarı kaldırdı ve altına elini soktu, eli kalçama değiyordu, bunu hissediyordum ama sonra kalçama başka bir şey temas etmeye başladı. Mert sikini çıkarmış kalçama sokmaya çalışıyordu. Fakat bu mümkün değildi. Kendimi elimden geldiği kadar kasıyordum. Sadece arasına bir kısmını soka bilmişti. Deliğe ulaşamıyordu. Her iki eliyle belimden yakalı ve gidip gelmeye başladı. Siki kalçamın arasındaydı ve ben ilk defa bir erkeğin cinsel organına değiyordum. Dünkü hadisenin devamıydı ve yine ne olacak demeye başladım, Hiç kimse görmüyordu. İçimden bir ses bana “saçmalama, o senin erkek kardeşin, onla bunları yapamazsın” diyordu. Kendimi kasmaktan artık gücüm kalmamıştı ve canım da artık boş ver diyordu. Hafifçe kendimi bıraktım ve siki tam olarak kıçımın arasına yerleşti. Ne olacak diye düşünürken boşaldı. Sıcacık menileri önce kalçama ardından da bacaklarımdan yere akıyordu. Bir süre daha öylece kaldı, sonra önce kendi üstünü sonra benimkini düzeltti. Eli hala kalçamdaydı, okşuyordu. Yavaşça elini bacaklarımın arasından amıma kaydırdı. Amımda sırılsıklamdı, parmakları amımın dudaklarını eziyor deliğime bastırıyordu ve bir süre sonra ilk defa orgazm olacaktım ama olmadı. Bizim durağa gelmiştik ve geç kalmıştık. Hemen inmemiz gerekiyordu. İndik, hiç konuşmadan eve gittik. Eve varıp yemek yedikten sonra balkona çıktım. Kendimi kötü hissediyordum. Mert benim küçük erkek kardeşimdi ve ben de onun ablasıydım. Kardeşimle hiç konuşmadan o gece öylece geçti. Ertesi gün denize gitmek için hazırlandık. Bahçeye çıktım, Mert bisikletleri hazırlamış, annemle beni bekliyordu. Sonra babamın da geldiğini gördüm. Annem “biz babanla kasabaya alışverişe gidiyoruz. Siz de kardeşinle birlikte denize gidin” dedi. Biz yine pırlantaya vardığımızda sabahın hemen sonrası olduğu için kimsecikler yoktu. Orada geçen gün atlında oturduğumuz ağacın altına gittik. Mert bana bakıyordu, “bana bakma ben soyunmayacağım” dedim. Peki deyip denize girdi. Derken elinde bir kovayla koşarak geldi, İçine su doldurmuştu, birden üstüme döktü. Üstüm başım ıslanmıştı. Suyun soğukluğu beni ürpertmişti. Mert, titrediğimi görünce “hadi canım, her yerin ıslandı, denize girelim” diyordu. “Olmaz, hayır” diyordum. Ama dinlemiyordu. Elbiseme yapıştı, çekiştire çekiştire çıkarmaya başladı. Sanki artık boğuşuyorduk ve ben onun sikini hissedebiliyordum. Niyeti belliydi ama oyun oynuyorduk sanki. Elleri göğüslerime geliyor, hemen ittiriyordum. Bu sefer belimden kapıp yere yatırıp üstüme çıkıyor, bacaklarımı açmaya çalışıyor, ardından arkama dolanıp sikini kalçama dayıyordu. “Tamam dur, ben çıkarırım” deyip elbiseyi çıkardım. “Abla hava çok sıcak denize girmeden ben sana yağ süreyim” dedi. Niyeti zaten baştan belliydi. “İyi, sür bakalım” dedim. Yüzü koyun yatar yatmaz kalçama oturdu. Sikini hissediyordum. Omuzlarımı eskisi gibi ovmuyordu, hemen bikinimin ipini çözmeye çalışıyordu. “Ne yapıyorsun” diyemeden yağı sırtıma boşalttı ve hem sırtımı hem de göğüslerimi okşamaya başladı. “Dirseklerinin üstünde dur biraz” dedi. Ben “neden bunu istiyor” diye düşünürken, o beni tutup kaldırmaya başladı. Ben de dirseklerimi yere dayadım. Elleri anında göğüslerime gitti, göğüslerim avuçlarındaydı artık. Uçlarını eziyor okşuyordu. Gözlerimi kapadım ve kendimi bıraktım. Artık boşalmak istiyordum, hiç bir şey düşünmüyordum. Kendi kendime “ne yapacaksa bir an önce yapsın” dedim, çünkü yavaş yavaş insanlar denize gelmeye başlarlardı. Üstüme uzandı, artık sikini daha iyi hissediyordum. Sağ eliyle kalçama yağ döküp sol eliyle bütün kalçama yaymaya başladı. Yağı kalçamın arasına da parmaklarıyla iyice sürdü. Parmakları deliğimin tam üstüne gelince, istemediğimi belli etmek için kalçamı sağa sola çevirmeye çalışıyordum. Fakat kalçalarımın hemen altında baldırlarıma oturduğu için bunu başaramıyordum. O ise yavaş yavaş istediğine ulaşıyordu. Bunun olmasını istiyor muydum bilmiyordum. Onunla sessizce bir anlaşma yapmış gibiydik; ne yapacaksa mayomu çıkarmadan yapacaktı. Çünkü mayomu çıkarmak için çalıştığında ben ellerimle mayomu sıkıca tutuyordum, fakat mayomu kalçalarımı açıkta bırakacak şekilde kenara çekmesine pek itiraz edemiyordum. Sadece mayo toplanacaktı, çıkmayacaktı. Mayomu kenara çektikçe kalçamın bir yarısının onun gözlerinin önüne bütün açıklığı ile sergilendiğini hissediyordum. Fakat o bununla yetinmeyip mayomu çıkarmak için tekrar teşebbüs edince tutup çektim, yine boğuşmaya başladık. Yan yatmış vaziyette ben mayoyu yukarı çekiyordum, o indirmeye çalışıyordu. Sonra birden elini içeri soktu ve parmakları hemen deliğe gitti. Parmağını kıçımın deliğine dayayınca yine tahrik olmuştum. Parmağı öylece duruyor, sadece baskı yapıyordu. Hoşuma gidiyordu. Sonra yağlı deliğime parmağı yavaşça girmeye başladı. Yine kasılmıştım ama sefer bu zevki yaşamaya kararlıydım. Parmağının ilk boğumunu sokup içimde hareket ediyordu. Nefesim kalbim her şeyim hızlanmıştı. Yüzükoyun yatmaya devam ediyordum, Mert tekrar mayomu aşağıya doğru çekmeye başladı. Tuttum, ama bu sefer tutuşum çok güçsüzdü. Hala içimde duran parmağını aniden çekip eliyle mayomu çıkardı. Çırılçıplak kalmıştım. Kalçamı yoğurmaya başladı. Eliyle kalçamı kenarlara doğru açıyor deliğime baktığını hissediyordum, derken üstüme oturdu, deliğimin tam üstünde şimdi siki vardı ve şimdi yağlı deliğime kayarak girecekti. İçime bir şey gireceğini düşündükçe kalbim deli gibi çarpıyordu. Yüklenmeye başladı, Mert beni gerçek anlamda sikmeye karalıydı. “Olmaz” dedim ve sikini yakalayıverdim. Ateş gibi yanıyordu. “Bu olmaz, sadece parmak” dedim. Elimi tutup başımın yanına koydu, yine sikini dayadı. Fısıltı halinde “hayır, yapma” diyordum ki kafası içime giriverdi. Canım acımıştı. “Acıyor, çıkar” dedim. Ama dinlemiyordu ve birden yüklendi. Sanki kıçım yırtılmıştı, çığlık attım. Hemen ağzımı kapadı, artık yarısı içimdeydi. Gidip gelmeye başladı, her gelişinde içime biraz daha giriyordu ve giren her kısımda ben küçük çığlıklar atıyordum ve birden öyle bır kökledi ki hepsi içime giriverdi. Resmen inliyordum. Öyle bir süre bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. Şimdi ilk andaki acı kalmamıştı. Yerini zevke bırakmaya başlamıştı. Ben kendi kendime “olan oldu” deyip kalçamı hafifçe yukarı kaldırmaya başladım. Kalçamı yukarı kaldırdıkça daha çok içime giriyordu ve ben domalmaya başlamıştım. Elini amıma attı. Parmakları amımın dudakları arasında dolaşırken ömrümün o ana kadar yaşadığım en zevkli anını yaşadım. Kasıla kasıla ve titreyerek boşaldım. Mert daha da hızlanmıştı ve oda gelmek üzereydi ki birden kalçamı kendine öyle bir çekti ve içime sıcak menilerini boşaltmaya başladı. Rahatlayıp sikini içimden çıkardı ve yanıma yattı. Ben hemen mayomu giydim. O üstüne havluyu örttü. Birbirimize öylece baktık. “Bir daha olmayacak” dedim. Kalktık, elbiselerimizi giydik. Konuşmadan bisikletlere bindik ve eve gittik. Eve geldiğimizde vakit henüz öğleye yaklaşıyordu. Annemle babam kasabaya inince alışverişten sonra gezmeyi sevdiklerinden ancak akşama doğru dönerlerdi. Ben de bahçesi sulamaya karar verdim. Mert o sırada odasında idi. Ne yaptığını bilmiyordum. Bu gün olanları düşünüyordum. Olanlara izin verdiğim için kendime kızıyordum; faka bir yandan da kalçama girerken aldığım hazzı düşünüyordum. Acaba onunla bir kere daha yapmalı mıydım, buna karar vermeliydim. Bunları düşünürken, Mert’in verandada beni izlediğini fark ettim. İçeri girmeye adeta korkuyordum.”ne bakıyorsun öyle“ dedim. Cevap vermedi. Akşama doğru annemle babam geldi. Onlar gelince onlarla birlikte içeri girdim. O akşamı, gerginliğimi fark ettirmeden nasıl geçireceğimi düşünüyordum. Kardeşim de benimle ilgilenmiyor görünüyordu. Yemekler yenip çardakta çaylar içildi. Sonra herkes kendi odasına çekildi. Geceyi bir tuhaf geçirdim. Sabah olunca ben kasabada bakkal işleten bir kız arkadaşıma gitmeye karar verdim. Pırlantaya kardeşimle gitmeye çekiniyordum. Akşama kadar kasabada kaldım. Arkadaşım bakkalı ablasına bıraktı. Biz akşama kadar gezdik. Sadece yaz aylarında görüşebildiğimizden uzun uzun sohbet etme ihtiyacı duyduk. Akşama doğru otobüse binip eve geri döndüm. Bizimkiler çardakta akşam yemeğine hazırlanıyorlardı. Yemek vakti geldiğim için babam bana çok kızdı. “Koca kız olacaksın, şu sofrayı hazırlamaya bile yardımcı olmuyorsun” dedi. Nihayet gece olunca odalarımıza birer birer çekildik. Önceki gün olanların tesirinden biraz uzaklaşmıştım. Olanları unuta- bileceğimi düşünüp sevinmiştim. Annemle babamın yatak odaları üst katta idi. Mert’in odası, benim odam, banyo ve mutfak alt katta idi. Gündüz arkadaşımla uzun süre gezdiğim hemen uyuyakalmıştım. Aradan ne kadar süre geçtiğini hatırlamıyorum. Bir ara pijamamın üstünden bacaklarımın okşandığını hissetim. Kendi kendime rüya gördüğümü düşündüm. Olanlardan sonra o şeyi rüyada bile istemediğimden duvara dönüp tekrar uyumaya başladım. Bacaklarımın tekrar okşandığını hissedince bunun rüya olmadığını anladım. Gözlerimi açıp ne oluyor diye etrafıma bakınırken tam arkamda merti gördüm. Doğrulup, “ne arıyorsun burada” diye bağırmaya fırsat kalmadan eliyle ağzımı kapattı. Susmamı işaret etti. Kendime gelince beni bıraktı. O zaman “ ne arıyorsun burada, ablanın odasına gece girmeye utanmıyor musun” diye hafif sesle sordum. “Odan ne ki, ben iki gün önce senin içine bile girdim” dedi. Bu lafı duyunca “defol odamdan” diye ittirdim. Fakat bunları bağırmadan hafif sesle söylüyordum. Çünkü annemler bizim uyanık olduğumuzu fark edebilirlerdi. Yatağımın kenarında oturan Mert fısıltıyla bana, “ hayır bir kere daha; inan son olacak, bir daha istemeyeceğim” dedi . “bu ne diyor; ne kadar ileri gidiyor” diye düşünürken aniden kafamı tutup kendine çekti. Dudaklarıma yapıştı. İki dudağımı da ağzına aldı. Vantuz gibi çekiyor, öpüyordu. Ben de ellerimi onun omuzlarına bastırıp kendimi kurtarmaya çalıştım. Sonunda ondan kurtuldum. “ Defolmazsan annemi çağıracağım” dedim. “Bir kere daha, son defa” diye tekrarladı. İçimden bir ses, “son defa istiyor, ver kurtul” diyordu. Bir yandan da “bunun sonu yok, devam edecek” diye düşünüyordum. Ben bunları düşünürken, beni ittirip sırt üstü yatağa yatırdı. Artık yine yatıyordum. Üstüme eğildi ve tekrar dudaklarıma yapıştı. Ben olanları kabullenemediğim için onu omuzlarından sertçe ittirdim. Fakat kurtulamadım. Kardeşimle öpüşmek bana tuhaf geldiği için öpüşmesine cevap vermedim, dudaklarımı içeri kısarak korunmaya çalıştım. Kardeşim dudaklarımı öpemeyeceği anlayınca boyuma indi Şimdi boynumu öpüyor, elleri ile de pijamamın üstünün düğmelerini açmaya çalışıyordu. Ben de var gücümle onu üstümden ittiriyordum, fakat başarılı olamıyordum Sonunda düğmeleri açmayı başardı. Pijamamı iki yana sıyırınca dik göğüslerim ortaya çıktı. Başını kaldırıp göğüslerime bir süre baktı. Ben kurtulmaya çalışırken ellerimi bileklerimden iki eliyle yakalayıp başımın üstünde birleştirdi. İki elimi bileklerinden tek eliyle öyle bir kavradı ki artık kımıldayamıyordum. Bağırmayı düşündüm, Fakat aileme korkunç rezil olacaktım. Debelenmeye çalıştım, fakat gürültü çıkacağından korktuğum için bunu sert yapamıyordum. O sırada mert sol göğsümü ağzına aldı; boşta kalan eliyle de sağ göğsümü avuçladı. Birini öpüyor, diğerini sıkıyordu. Bir süre sonra göğüs uçlarımın kabardığını fark ettim. Mert de bunu fark etmiş olacak ki, “işte böyle, rahat ol” deyip sadece kabaran meme uçlarımı emmeye başladı. Ayaklarımdan ve bacaklarımdan güç alıp onu üstümden atmaya çalışıyordum. Ancak bir türlü başaramıyordum. Kardeşim bana resmen tecavüz etmeye çalışıyordu. Sonunda onun kuvvetine teslim oldum. Bir eli ile ellerimi tutmaya devam ederken diğer eli ile pijamamı indirmeye çalışıyordu Bütün debelenmelerime rağmen pijamamı indirdi ve çıkarttı. Şimdi memelerim ortada, altımda sadece kilot ile kardeşimin altında duruyordum..Sonra bacaklarımı bacaklarında dolayarak üstüme oturdu. Artık hiç kıpırdayamıyordum. Bunu bildiğinden ellerimi serbest bıraktı. Kilodumu indirmeye başladı. Ben de kilodumu üst kısmından yakalamış kendime çekiyordum. Kilodum yırtılacak gibiydi. Sonunda onu da başardı ve kilodumu çıkartı. Ben de ellerimle şeyimi kapatmaya çalıştım. Üstümde oturmuş, iki eli ile iki mememi sıkıyor, ovuşturuyor, avuçluyor ve okşuyordu. ”Bırak beni, defol, ne yapıyorsun sen” diye söylememe rağmen o bunları takmadı bile. Kardeşim hiç konuşmuyor, işine bakıyordu. Beni hızla kolumdan tutup çevirdi. Şimdi yüzükoyun, çırılçıplak Mert’in altında yatıyordum. İçimden “Nasıl olsa başaracak, bırak bir an önce yapsın” diye geçirdim. Sakinleştiğimi görünce Mert beni tutmayı bıraktı. Elleriyle kaçlarımdan tutup kalçalarımı araladı. Biliyorum, her ne kadar gece lambasının loşluğu olsa da artık götümün deliğini görebiliyordu. Oramı seyrettiğini anladım. Kıpırdamadan yattım ve bir an önce işini bitirmesini bekledim. Eğildi, deliğimi öptü. O zaman içim titredi. Kardeşimden zevk alıyordum. Kendime inanamıyordum. Denizin orda yağ kullandığı için içime zorlanmadan kayarak girmişti. Şimdi nasıl yapacak diye merak ediyordum. Fakat o, deliğimi bir süre yalayıp öptükten sonra beni tekrar sırt üstü çevirdi. “Yoksa beni amımdan mı sikecek” diye kendime sordum. Olanları akışına bıraktım. Bacaklarıma indi, her santimini okşadı, öptü. Sonra onları ikiye ayırıp dizlerimden bükerek yukarı kaldırdı. Biraz aşağı kayıp başını iki bacağımın arasına soktu. Amımda onun nefesini hissediyordum. O zaman vücudumu bir ateş dalgası sardı. Amıma yaklaşıp ağzına aldı. Şimdi içine çekip çekip öpüyordu. Ben de çok hafif kalçalarımı oynatıyordum. İki elini kalçalarımın altına sokup dirseklerinde güç alıp hafifçe yukarı kaldırıyor, amımı kendine daha güzel sunuyordu. Diliyle amımın dudaklarını aralayıp içini öpüyordu. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Resmen kardeşimle sevişiyordum. Bir süre sonra amımın ıslandığını hissettim. Kardeşim dili ile bu sıvıları topluyor adeta içiyordu. Amımın iyice sulandığını gören mert, “nasıl, çok hoşlandın değil mi” diye sordu. Bu sorusuna cevap vermedim. Artık ne olacaksa olsun diye geçirdim içimden. Bacaklarım dizlerimden bükük olduğu için bacaklarımı kasığımla birleştiği yerden tutup en hassas yerlerini okşuyordu Sonra ellerini amıma götürdü. Dudaklarından tutup iki yana açtı. Onu bir süre seyrettikten sora üzerime doğru kaydı. Amım sırıksıklamdı. Bacak arama girdi. Bacaklarımı iyice ayırdı. Artık kardeşim beni resmen amımdan sikecekti. Bakire idim. Bunu nasıl yapacak diye hem merak ediyordum hem de korkuyordum. Mertin sikinin taş gibi olduğunu amıma yaklaştırınca anladım. Yavaşça başını amımın dudakları arasına getirdi. Zor olmaması ve acımaması için ben de kalçalarımı hafifçe yukarı kaldırdım. Bacaklarımı iyice açtım. Kardeşim sikini ıslanmış amıma biraz daha soktu. Başının girdiğini hissediyordum. Sonra yavaşça bastırmaya başladı. Siki yavaş yavaş giriyordu. Sonra bir yerde takılıp kaldı. Biraz abanınca içimde bir sızı hissettim. Kardeşim bekâretimi almıştı. Önce yavaş yavaş sonra hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Bacaklarımı yukarı çekip iyice açmış olduğumdan bütün siki içime girebiliyordu. Kasıklarını kasıklarımda hissediyordum. Beli ile adeta beni dövüyor, vurdukça vuruyordu. Uzun bir süre siktiğini hatırlıyorum. Sonra titremeler geçirip içime boşladı. O sırada amımın sıkıştığını hissettim. Müthiş bir zevkle orgazm olmuştum. Bir daha olmayacağı için bu zevki bütün hücrelerimde yaşamaya çalıştım. Sonra kardeşim sikini içimden çıkardı. Bana hemen bir mendil verdi. Bununla yatağa bulaşmasın diye amımdan gelen kanı sildim. Mert hafifçe üstümden kalktı. Kendi pijamasını giyip usulca kemdi odasına çekildi. Ben de kendi üstümü giyip yan yatıp uyumaya çalıştım. İnanamıyordum, kardeşim beni götümden ve amımdan, her tarafımdan sikmiş ve ben onun olmuştum. Yarın sabah olunca kimin yüzüne nasıl bakacağımı düşünürken uyuya kalmışım.

Oğlumla Sikişiyorum

Adım Çiğdem, güzel ve genç bir kadınım. Erken evlendiğim için boyum kadar oğlum var 22 yaşında. Üniversiteye gidiyor. Kızım daha küçük 13 yaşında . İlk öğretim çocuğu. Kocam ticaret ile uğraşır. Evlenmekte geciktiği için aramızda yaş farkı var , Cinsel hayatım renksiz ama maddi olarak rahatım yerinde. O güne kadar idare edip gidiyordum, ama…. Evet 43 yaşında , olgunluğun zirvesinde , sırım gibi bir vücudum var. Sporu hiç bırakmadım. Tek avuntum o. Daracık yuvarlak kalçalarım dar pantolon giydiğimde bütün erkekleri delirtir. Olgun göğüslerim , ince belim siyah kısa saçlarım ve yeşil gözlerimle gerçekten görülesi bir güzelliğim var. Banyodan sonra tüm vücudumu besleyici yağlarla ovarken aynadaki güzelliğime bakıp adeta tahrik olurum. Kocamı rencide etmemek için seksi tutkularımı hep frenledim.. İçimde fırtınalar kopacakmış da haberim yokmuş. Sporla yatıştırdığım vücudum patlamaya hazır bir volkanmış. Sessizliğin arkasında fırtına varmış. Hem de ne fırtına… Fırtınanın kopacağı günün ve zamanın geldiğini bilmiyordum. O ana kadar… Meğerse fırtına bana çok yakınmış… Oğlum 1.90 boyun da çok yakışıklı .Mankenlik yaparak ciddi para kazanıyor. O yaz başı Özel Kıbrıs defilesine giderken “hadi bana takıl” dedi. Onunla arkadaş gibiyiz. Kocamda izin verince bende onlarla Kıbrıs’a gittim. Büyük bir otelde misafir edildik. Defilede o otelin açılışı nedeniyle yapılıyordu. Oğlum provadayken ben tek başıma şehri dolaştım. Akşam başıma geleceklerden habersiz. Oğlum bana podyumun önünde özel yer hazırlamış. Defileden evvelki ikramda iki kadah viski içip salondaki yerimi almıştım.Defile başladığı anda podyumda yürüyen oğlumun endamı beni çok gururlandırdı.. İhtişamlıydı. Ne giyse yakışıyordu. Bütün kadınların gözü ondaydı. Benim de…Ama mayolu geçişler başlayınca işin şekli değişti… Oğlum gerçek bir erkeklik abidesiydi. Birden bire heyecanlandım. Silip mayosunun önündeki şişkinliğe baktıkça kasıklarımın kızıştığını hissediyordum. Ona hiç bu gözle bakmamıştım.. Resmen tahrik oluyordum. Vücudunu özel bir kremle yağlamıştı oğlum. Adeleli vücudu pırıl pırıl parlıyordu. Baş döndürücüydü. Uzun saçlarını savurarak gelen tam bir erkek güzeliydi. Oğluma bakarken. Mini eteğimden sıyrılan bacaklarımı okşadığımı fark ettim. Tam önüme geldiğinde zaman sanki durdu . Güçlü bacaklarına, sert kalçasına , karın kaslarına , kasıklar! ına ve kasıklarının arsındaki iki avucumu dolduracak yarağa takılıp kaldım. Gözlerimin içine baktı ve göz kırptı. Arkadan gelen ışık altında çıplak omuzları parlıyordu. Dudaklarımı uzatıp ona bir öpücük yolladım. O da öpücüğümü hemen kaptı. Bu ne bu anlayamıyorum. Fırtınalar koptu kopacak. Aramızda muazzam bir elektrik akışı vardı. Bu nasıl oldu neden oldu bilemiyorum. Ama defile boyunca önüme her geldiğinde sanki vücudunu bana teşhir ediyordu. Ya da ben bu vücudu ihtirasla istiyordum, öyle algılıyordum. Defile sonrası sevgilimi ,erkeğimi bekler gibi heyecanlıydım. Yanıma geldiğinde sarıldım tebrik ettim. Sıcaklığı bir anda vücudumu sardı. Erkek vücuduna olan hasretim miydi acaba bu . Bilemiyorum. Sırtı açık siyah mini elbisem vücudumun bütün güzelliğini teşhir ediyordu. -Anne çok güzelsin. -Sen de öyle canım. Gurur duydum. Heykel gibiydin. Kokteyl çok neşeliydi. Erkekler etrafımı sarmıştı. Oğlum adına beni tebrik ediyorlardı ama benim gözüm artık başkasını görmüyordu. Gözümün açıldığını fark ettim. Bundan sonra neler mi olacak bilemiyorum. Ama oğluma baktıkça kasıklarımın arasının ıslandığını biliyorum. Bu coşkuya da engel olamıyorum. Podyumda daracık silip maya içindeki kocaman kabarıklık unutulur gibi değil. Hele o hafifçe yağlanmış pırıl pırıl adaleli vücudu yok mu, yürürken arkasından izlediğim daracık kalçalarını iki avucumla sıkmak, kendime çekmek, vücudunu vücuduma yapıştırmak için her şeyimi vereceğimi biliyorum. Arkadaşlarını bırakıp yanıma geldi. Kokusunu içime çekiyorum.. Kolunu belime dolayıp kulağıma fısıldadı, nefesi kulağımın içinde. “Sıkılıyor musun ?” “Asla” “Bir az ilgi yapayım patronlara. Bizi yemeğe davet ettiler.” İyice sarılıyor, ben kollarında eriyorum. “Aşkım olmazsa gelmem dedim.” Kahkahalar atarken hafiften boynumdan öpüyor. Bu mutluluğu, elimin altındaki bu mutluluğu ben neden daha evvel anlayamadım. İçimdeki yanardağ, lavlarını püskürtüyor. Oğluma her şeyimi verebileceğimi düşündüm. Ondan alacaklarımı düşünüyorum. Ürperdim. Acaba o da benim gibi mi düşünüyor. Silp mayosunun içindeki devi uyandırmak, damarlarında ve tepesinde dilimi dolaştırmak istiyorum. O arkadaşları ile az ilerde kahkahalar içinde. Acaba ateşlim onu da sardı mı. Temas etmek istiyorum.Yanına gidiyorum sıkı sıkı koluna giriyorum. Diri gögüslerim adaleli kollarını eziyor. Beni hissetmesini arzuluyorum. Annesini tanıtıyor tanımayanlara. Herkes bana hayran. Güzelliğim ve çekiciliğim dillerde. Öyle sokuluyorum ki, sert kalçasına kalçamı yapıştırıyorum. İçim alev alev. Artık kadınlığımın farkındayım ve de mutluyum. Oğlumda benim farkıma varsa diye gözlerinin içine bakıyorum. Düşünsenize gencecik yaşta evlendim. Kocamdan başka erkek tanımıyorum dersem yalan söylememiş olurum. Yemekte yan yana oturuyoruz. Kocaman bir masa. Kaliteli şaraplar açılıyor. Mini eteğim iyice sıyrılmış. Ama aldırmıyorum. Keşke şu anda içimde külot da olmasa. Amımın coşkusunu daha iyi hissetsem. Arada bir avuçlasam. Ya da oğlum anasının amını avuçlasa…Elimi dizine koyarak hafifçe okşayarak ona podyumda ne kadar ihtişamlı gözüktüğünü anlatıyorum. Gözlerimin içine bakıyor. Işıl ışıl. O da beni hissediyor . Farkındayım. Eli çıplak sırtımda daireler çiziyor.Aniden ürperiyorum. Gülüyor. Gözleri gözlerimin içinde Elini iki elimle kavrıyorum. “Hele “ diyorum . “Mayolu geçişlerde bir harikaydın.” Gözlerimin içine bakıyor eli sırtımda. Okşuyor. Göğüslerimin uçları sipsivri…Etli dudaklarım ihtirasla açılıyor. “Çok mu beğendin” Dilimi dudağımda dolaştırıyorum, hafif şakacı..“Hayran oldum” Bir az daha sıkıyor kolunu. Sonra hep beraber kadehler kalkıyor. Dans müziği çalıyor, Gözler gözlerimde. “İster misin “ der gibi bakıyor. Ben de ona “dünden hazırım” der gibi bakıyorum. Kasıklarıma yine su yürüyor. Aşkımın kollarında uçmaya başlıyorum . Yavaş yavaş beni kendine çekiyor. Önündeki kabarıklık şimdi benim de önümde. Hissediyorum…..Hissediyorum ve uçuyorum….Çıplak sırtımda elini dolaştırıyor, ürperiyorum. Fark ediyor . Kulağıma ağzını değdirip “Muhteşem bir kadın var kollarımda bunun farkındayım” deyince, Gözlerinin içine gülüp ona biraz daha sarılıyorum. “Ben de senin farkındayım” Artık konuşmamıza gerek yok. Bunu biliyorum. İkimiz de birbirimizi istiyoruz, ama şimdilik söyleyemiyoruz. Ana oğul aşkının zirvesine tırmanmak üzereyiz. Kadınlığıma su yürüyor. Beni elimden tutup büyük balkona doğru sürüklüyor. Aynı hasır koltuga yan yana oturuyoruz. Oğluma sokuluyorum. “Annecim üşüyor mu?” “Biraz daha sarıl böyle çok güzel.” Karşımızda deniz . Yakamozlar oynaşıyor suda. Daha daha ilersi Türkiye… Elimi oğlumun göğsünde dolaştırıyorum. Gömleğinin arasından elimi sokuyorum. “Çok terlemişsin” “Terimi silebilirsin “ Elimi adeleli göğsünde diri karnında dolaştırıyorum. Koltuk altlarını sıvazlıyorum. Sonra avucumu koklayıp içime çekiyorum. “Mis gibisin” Gözlerimin içine bakıp burnumun üstüne küçük bir öpücük kondurup. Sert baldırlarını avuçluyorum Oh çok güzel. Erkeğimi hissediyorum. Ama o “Hadi içeri gidelim, merak etmesinler” deyince, Ele ele salona giriyoruz. Otele dönüyoruz. İkimizde çakır keyif..Asansörde bir eliyle yüzümü ve saçlarımı okşuyor Oğlum hemen banyoya atıyor kendini. Beş dakika sonra üzerinde sadece bir sliple salona geliyor. Karşıma geçiyor omuzlarımdan tutuyor. Mis gibi sabun kokuyor. Kilotuna ve önündeki kabarıklığa imrenerek bakıyorum Hayran olduğun gibi…Defiledeki gibi… Şimdi podyumdan daha yakın bana Ben de banyoya giriyorum.. Beyaz bornosuma sarılıp salona döndüğümde koltuğa oturmuş viskisini yudumluyordu. Hafif arkaya kayık. Kilodunun içinde siki tüm cazibesi ile gözlerin önünde. Vücudu yan abajurdan gelen ışık altında pırıl pırıl . Viskimi aldım. Yanına oturmam için işaret etti. Göz gözeydik. Odayı hafif bir müzik dolduruyordu. Yanına iliştim. Belime sarıldı, kulağıma küçük bir öpücük kondurdu ve fısıldadı ” çok cazibeli bir kadınsın “… heyecandan ölecek gibiydim.. İlk defa kocamın dışında bir erkekle baş başaydım ve bu oğlumdu.. gözleri gözlerimde… ilk defa kocamın dışında bir erkek beni biraz sonra sikecekti.. Bunu biliyordum. Düşünmek bile heyecandan titretiyordu beni.. Gögüslerinde karnında ellerimi dolaştırırken,o saçlarımı okşuyordu… defilenin dedikodusunu yaptık, Elim vücudunda dolaştıkça siki dikleşiyordu. Önündeki haşmet muteşemdi. Külotunu sıyırınca ne göreceğimi çok merak ediyordum. Ama ikimizde bu anın tadını çıkartmaya sözleşmiş gibiydik hiç acele etmiyorduk “Hangi kız senin sevgilin” dediğimde bir kakaha attı.. “Valla bilmiyorum birkaç tane var. Ama bu akşam sen varsın diye” “Geceni berbat mı ettim” Boynuma ufak bir öpücük kondururken “Ben seni tercih ettim” Şaşırdım…Oğlumun beni tercih etmişti. Yıllardır hasret kaldığım deneyimleri yaşamak için artık doğru zamanın geldiğine kendimi inandırmaya çalışıyordum. Evet oğlumu istiyordum, İçimdeki tüm kadınlık duygularımı azdırıyordu. Yavaşça bir elimi bacağımın üzerine koydum taş gibiydi ve hafif hafif hareket ettirmeye başladım. Bir süre sessizlik oldu. İçkilerimiz bitmişti.. Oğlumla birbirimizin gözlerine bakıyorduk. İkimizde hala emin değildik ve birbirimize bunu sorar gibi bakıyorduk. Kadehini elinden alıp bara yürüdüm. Gelirken, “Dur” dedi.. “Çok güzelsin… sanat eseri seyreder gibiyim. “ Dünyalar benim olmuştu. Mutluluğumu belli eden bir yüz ifadesiyle gözlerine baktım. Viskisini uzattığım elimi içine çekerek öptü. Artık benim de bir şeyler yapmam gerekiyordu ve tüm cesaretimi toplayarak bacaklarının arasına çöktüm elimi sikinin üzerine koydum. Avuçladım .Oooo ‘Sen de taş gibisin…hadi biraz dans edelim ?” Birbirimizin gözlerinin içine bakarak dans etmeye başladık. Genç erkeğime yaklaştım ve kollarımı boynuna doladım. Başımı omuzlarına yasladım ve yüzümün hemen birkaç santim uzağında duran boynundan öptüm. O da ellerini belime dolamıştı. Ve ellerini belimin üzerinde hareket ettirmeye başlamıştı. Yarağını kasıklarımda bütün haşmet

Abim beni acımadan inlete inlete sikti

On yedi yaşındayım. Balık etliyim herkes fiziğimin çok güzel olduğunu söyler. Bacaklarım çk beğenilir ve etrafım beni arzulayan erkeklerle dolu. Benim bir abim var. adı atakan. Yirmi üç yaşında ve acaip yakışıklı ve kaslı birisi. Kızlar tarafından çok beğenilir tam bir playboy. Masturbasyon yapmaya baylırım ve fırsat bulduğumda yaparım. Yine bir gün banyoda kendimi okşuyordum o sırada telefonum çalınca işimi yarım bıraktım ama sonra odamda devam ettim. Abimde evdeydi ve mutfağa gitmesi için benim odamın önünden geçmesi lazımdı. Onun ayak seslerini duyunca elimi amımdan hemen çektim ve bilgisayarla ilgilenmeye başladım. Oda odama girdi bikaç bişi söyledi sonra gözü pantolonuma kaydı. Aşağı bakınca Fermuarımın açık kaldığını gördüm ve hemen kapattım. Kilo aldığımı içine giremediğimi söyledim. O gidince işimi bitirdim ve internette gezmeye başladım. Boşaldığım için rahattım ama yinede hafif hafif amıma değmeden edemiyordum. Yine dayanamayp mast. a başladım ve ikinciyi boşaldım. Neyse bir kaç gün sonra annem ve babam komşuya gidince biz tek kalmıştık. Abimin dışarı çkacağını düşündüğüm için rahat masturbason yaparım ve istediğim kadar inlerim diye mutluydum. Ama abim çıkmadı mal gibi tv izledi. bende aman diyerek odama geçtim ve masta başladım. Bu arada benim bazı fantezilerim vardır. Mesela amımı yatağın başucundaki çıkıntıya falan değdiririm :D Neyse işte bacaklarımı iyice açmıştım ve okşuyodm kendimi birden bire kapı zart diye açılınca elim amımda kalakaldım. Abim bir bana bir amıma bakyıyordu. Napıyosun dedi saf saf ben cevap veremedim. Snra içeri girdi. hiç ilişkiye girip girmediğimi sordu girmediğimi söyledim. Doğruyduda. Sonra ortada olan göğüslerimi elledi biraz. Önündeki şorta baktığımda biraz kalkık olduğunu gördüm. Göğüslerimi ellemesiyle cesaretlendim ve üzerine atladım. Ddudaklarımı yırtarcasına düşliyordu. Bir elide amımdaydı. Üzerindeki bluzu çıkarttı ve elimi kaslarında gezdirdim. O ise göğüslerimi emiyordu. Delirmek üzereydim. Aşağı kayıp şortunu indirdim ve siki önüme çıkıverdi. Hiç sik görmemiştim ve nasıl yalayacağımı sadece pornolardan görmüştüm. Yalamaya başladım. Oda kafamı daha da bastırıyordu. Yorulunca durdum ve o ağzıma sokmaya başladı. Bademciklerme değdiğini hissedebliyordum. on on beş dakika o şekilde yaptık sonra beni yatırdı ve amımı ylamaya başladı. Mükemmel yalıyordu. Dilini deliğimin içinde gezdirip sokp çıkarıyordu. Bense çığlıklar atıyordum ve iki kez orgazm olmuştum. kafasını kaldırıp bana bakktı ve amına girmemi istiyormusun dedi. Ben delirmiştim amımı yırtmsını istiyordum kafa salladım. Dizlerinin üstünde doğruldu ve amıma fırça çekmeye başladı. Ben sokması için deliriyordum. sonunda deliğin hizasına geldi ve başını soktu Ben çığlıklar atıyordum ama hala sokmasını istiyordum. Biraz durduktan sonra tek hamlede içime girdi. Taşaklarının kıçıma değdiğini hissediyordum ve kanlar akmaya başlamıştı. Önce yavaş yavaş sonra hızlı hızlı sikti hiç yorulmadan. Altında deli gibi inliyordum. Gçğüslerimi sıkıyordu. Dişliyordu. Sonunda durdu ve içimden çıkamadan kucağına aldı banyoya götürdü. İyice temizlendikten sonra banyo lavabosuna domalttı beni ve amıma girip çıkmaya başladı. İnledikçe hızlı sokuyordu ama en acı vereni tamamını çıkarıp hıphızlı sokmasıydı. Tekrar çıkardı ve annemin kremlerinden birisini alıp götüme sürdü. arkadaşlarım acıdığını söylemişti ama bunu da yaşamak istiyordum. hazırmısın dedi kafamı salladım. kafasını soktuğunda gözlerim karardı ve lavaboya tutundum. Yavaş sokmasını söyleyecekken amımda olduğu gibi birden hepsini soktu. İnlemekten çığlığa geçmiştim ve deli gibi ağlıyordum. Abim se acı çekmemi ister gibi göğüslerimin ucunu kıvırıyor götüme tokat atıyordu. bazen de saçlarımı çekiyordu. Götümü ne kadar siktiğini bilmiyorum acı çekmekle meşguldum. Çıkardığında yere yığıldım abimde rahatlamam için amımıyalamaya başladı. Yeniden ıslanmıştım abimde kalkmıştı.Odaya götürdü ve ben tost olmak istediğimi söyledim. Oda mutfaktan patlıcan getirdi. Gerçeğin yerini tutmasa da işini görür dedi ve ikini amıma sokarken götüme de patlıcanı sokuyordu. Allahtan küçük patlıcandı ok acımıyordu. Defalarca boşaldım ve abim ben, hep rahatlattı her fırsatta sikişiyoruz hatta beni bi kere babam evdeyken sikti. Ensesti önerirm çok zevkli herkese iyi sikişmeler..

20 Ekim 2014 Pazartesi

Ablamın alamadığı yarrağı içime aldım

Adım Ebru. Üniversitede okuyan, 18 yaşında, 1.65 boyunda, ince yapılı, her erkeğin beraber olmak istediği, güzel vücudu olan, mavi gözlü, sarışın bir kızım. Masum bir görünüşüm, pürüzsüz bir cildim ve dolgun dudaklarım var. Ayrıca her erkeğin zevkle okşayıp sevebileceği dolgun ve dik memelere sahibim. Ablam benden bir yaş büyük, kendisi bir şirkette çalışıyor. Eniştem ise bir kamu kuruluşunda çalışıyor. Ablamın boyu ile benimki aşağı yukarı aynı, fizik olarak benim gibi, birbirimize çok benzeriz, çok güzel bir bayan. Ablamla eniştem evleneli dört ay oldu. Bende İzmir’i kazandığım için ablamlarda kalmak zorunda kaldım, aksi halde ailem beni okutmayacaktı. Eniştem çok iyi bir insan, üstelik çokta yakışıklı ve çekici biri, ama aslında ablama göre biraz iri yarı birisi. Enişteminkini hep merak ederdim, 46 numara ayakkabı giyerdi. Ayağı büyük olanların organının da çok büyük olduğunu duymuşumdur hep. Ablamla geçen ilk günleri nasıldı bilemem, ama şimdi ablamlarda kaldığım ve yatak odalarımız yan yana olduğu için, her gece eniştem ablam inlete inlete nasıl beceriyor, ablam nasıl inliyor, devamlı duyuyorum. Tabi yan odada ablam inlerken, ben de kendi kendime kadınlığımla oynuyor ve mastürbasyon yapıyorum, ama kız olduğum için kadınlığıma bir şeyler sokup o zevki yaşayamıyorum. Yine bir gece, vakit epeyce ilerlemişti, beni uyuyor sanıp sevişmeye başladılar. Ablam yine inliyordu ve enişteme sürekli bir şeyler söylüyordu. Neler söylediğini duymak için odamdan sessizce çıktım ve onların yatak odasının kapısına yaklaştım. Ablam enişteme “Nolur tamamını sokma! Çok acıtıyorsun! Ayyy alamıyorum! Nolur çek! Çek nolur az! Çek yaa alamıyorum! Çok kalın…” diye yalvarıp inlerken, ben zaten bitmiş ve boşalmıştım. Kadınlığım vıcık vıcık olmuş, zevk suyum bacaklarıma aşağı akmaya başlamıştı. Ya eniştemin organı çok büyüktü, ya ablamın kadınlığı çok dar, veya eniştem ablamı arkasından beceriyordu! Mutlaka bunlardan biri olmalıydı. Bu düşünceler beni müthiş tahrik etmişti ve kendimi tutamıyordum. İşte o anda kararımı verdim. Bana neye mal olursa olsun, ablamın alamadığı eniştemin o organını ben almak istiyordum, hem de ablam gibi nazlanarak değil. Dibine kadar almak ve ablamdan alamadığı zevki enişteme ben tattırmak istiyordum. Hemen odama gidip yatağa yattım, eniştemin beni becermesi için nasıl teslim olabileceğimi, kadınlığıma organını sokarken neler diyebileceğimi, eniştemi nasıl azdıracağımı falan düşündüm. Gözlerimi kapatıp, eniştemin kocaman organını bakire kadınlığıma köklediğini hayal ederek, bir elimle kadınlığımın dudaklarını bir elimle de memelerimi okşuyordum. Bir ara heyecandan kalbim duracak sandım. Sabahı nasıl ettiğimi bilemedim… Bir kaç gün sonra ablam sevinçle eve geldi, ‘bir ay izin aldığını, annemin yanına gideceğini’ söyledi. Eniştem de “Tamam, git karıcığım.” dedi. O akşam ablamı uçakla yolladık. Eniştemle eve dönerken benim kalp atışlarım öyle sıklaştı ki, birazdan eniştemle, ablamı bağırta bağırta beceren eniştemle evde baş başa kalacaktım. Bana ne olduğunu ben bile anlayamıyordum, neredeyse takside enişteme yapışıp, kucağına oturmak için can atıyordum. Eve varana kadar zor tuttum kendimi. Evde eniştem, “Baldızım ben üstümü değişeyim, sen de yemekleri hazırla.” dedi. “Tamam enişteciğim, ben şimdi ne istersen hazırlarım.” dedim. Çabucak mutfağa gidip ablamın pişirdiği yemekleri getirip masaya yerleştirdim. Ardından ben de odama gidip, eniştemin iştahını açacak şekilde giyindim. Sütyen ve külot giymeden, kısa bir etek, üstüne de açık yakalı, göğüslerimi ortaya çıkartacak, vücudumu saran incecik bir bluz giydim. Eniştemin yanına geldiğimde bana öyle bir baktı ki, kesin içinden “Vay orospu vay! Baldızım olmasaydın eğer, seni şimdi şuracıkta ne biçim becerirdim!” diye geçirmiştir. Tabi eniştemin delici bakışlarının etkisiyle bacaklarım titremeye başlamıştı bile… Mutlaka bir bahaneyle fitili ateşlemeli, eniştemi kendime çekmek, olayı başlatmak için bir şeyler düşünmeliydim. Yemekte “Enişte, ablamla aranızdaki sorun ne?” dedim. Eniştem önce çatalı bırakıp bana bakakaldı, “Nerden çıkardın bunu? Ablanla aramızda sorun falan yok…” dedi. Fakat ben gece bağırışmalarını duyduğumu söyleyip ısrar edince, “Hiç sorma baldız…, Ama sana anlatamam.” dedi. “Hadi enişte, ben senin baldızın değil miyim, bana anlatmayacaksın da kime anlatacaksın, hadi anlat nolur!” dedim. Eniştem “Kızım, ablanla sorunumuz cinsellikle ilgili, böyle şeyleri sana açık açık anlatmam doğru olmaz!” dedi. Ben şiddetle ısrara devam edince, “Ama anlatırsam bana kızmayacaksın.” dedi. “Yok enişte kızar mıyım, çocuk değilim artık, koskoca kız oldum, bana her şeyi anlatabilirsin, merak etme…” dedim. Eniştem önce durup beni süzdü, tedirgindi, sonra çekine çekine başladı anlatmaya. O anlatırken ben ona iyice yaklaştım. “Evlendik evleneli, ablanı bir kere istediğim gibi şeyy… hadi söyleyeyim artık madem bu kadar ısrar ettin, günah benden gitti, söylüyorum işte… Ablanı bir kerecik arkasından sikemedim, hep yarım kaldı. Yarağım oldukça iri ve kalın, ama bu benim suçum değil ki, sadece başını alıyor içine, hemen tamam yeter çek diyor!” deyiverdi bir solukta.. Bana bakıyor, tepkimi bekliyordu. Ben birden “Eniştecim benim, üzülme sen, ablamın alamadığını ben alır, seni rahatlatırım!” deyiverdim. Bunu nasıl dediğimi ben de anlamadım, ama demiştim bir kere. Eniştem duydukları karşısında bir an şok geçirdi, sonra gözleri ışıldadı. Hemen enişteme sarıldım ve dudaklarımı ağzına verdim. Eniştem harika emiyordu dudaklarımı. Ara sıra eniştemin sıcak nefesini içimde hissediyor, neredeyse aldığım zevkten bayılacak gibi oluyordum. Eniştem bir eliyle saçlarımdan tuttuğu gibi, başımı geri çekerek boynumu ve kulaklarımı yalamaya başladı… Diğer elini göğüslerime indirdi, beş parmağıyla kavrayıp sıktığında zevkten başım döndü. Bir inleme döküldü dudaklarımdan… Harika bir histi bu… Eniştem sonra üstümde ne varsa parçaladı attı. Ben de elimi pijamasının içine sokarak eniştemin taş gibi olmuş organını sıvazlamaya başladım. Dudaklarımı ağzına tekrar verdim. Öperek yavaş yavaş aşağılara inmeye başladı. Memelerimi adeta bir bebek gibi emiyordu. Bir erkeğin memelerimi yalamasını, bunun verdiği zevkin nasıl bir şey olabileceğini hep hayal etmişimdir, tahminimden daha çok zevkli oluyormuş. Bütün vücudumu santim santim yalayarak taa aşağıya, kadınlığıma indi. Kadınlığımın dudaklarını ağzına alıp, diliyle kadınlığımın yarığının tamamını yalıyor, sonra da bacaklarımı yalıyor, diliyle yalamadık yerimi bırakmıyordu. Aldığım zevkten baygınlık geçiriyorum sandım. Eniştem beni bulutların üzerinde uçuruyordu. Heyecandan, zevkten sapır sapır titriyor, ürperiyordum. Bir ara eniştem de üzerindeki pijamayı, çamaşırı aceleyle fırlatıp attı, çırılçıplak soyundu. Ablamı bağırtan erkekliği dimdik, bacaklarının arasında havaya kalkmış, beni işaret ediyordu. Bir an birbirimizi açlıkla süzdük. Sonra beni koltuğa oturtup bacaklarımı kaldırdı. Bacaklarım iki yana ayrılmış, kadınlığım kabak gibi açılmıştı. Eniştem kadınlığımı biraz daha yaladıktan sonra, ben kendimi tutamamış, eniştemin ağzına boşalmıştım. Eniştem kadınlığımın sularını, yalaktan su içen köpekler gibi yalıyordu. Sonra bacaklarımı biraz daha yukarı kaldırıp, minik deliğimi yalamaya başladı. “Ben senin güzel deliğine kurban olurum Baldızzzzzzz…” diyerek, dilini sokuyor, dilinin ucuyla okşuyordu arkamı. Eniştem biraz da parmakladıktan sonra, bacaklarımı indirdi ve “Al, birazdan arkana girecek şeyi önce bir yala bakalım, güzel baldızım!” diyerek ağzıma verdi. Eniştemin penisini bu kadar yakından görünce, büyüklüğünden korktum biraz, ama kararlıydım, vazgeçmeyecektim. Eniştemin penisini ağzıma alıp yalamaya başladım. Emiyordum iyice, iliğini kurutmak istercesine. Eniştem zorla kurtardı ağzımdan, “Bu kadar yeter, dön bakalım arkanı baldız!” diyerek beni koltuğa domalttı. Kalçalarımın yanaklarını elleriyle ayırarak, ağzını kadınlığıma dayadı. Sırılsıklam olmuş kadınlığımın sularını emerek ağzına aldı ve tükürüğü ile karışık arka deliğime bıraktı. Sonra “Ölürüm bu göte, ölürüm!” diyerek, taş gibi olmuş, sertleşmiş organını minik deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Penisinin başı arka deliğime girdiğinde, ben acıdan bağırmamak için koltuğun minderini ısırıyordum. Eniştem bir an durakladı ve “Hah işte, ablan bu kadarını alınca dünyayı başıma yıkıyor, yeter çek diye bağırıyor, daha fazla sokturmuyor!” dedi. Eniştemi mutlu etmek istiyordum, “Ben alırım enişte, sok hepsini, kökle!” diye inledim… Eniştem kalçalarımın yanaklarını biraz daha ayırarak, erkekliğini öyle bir geçirdi ki, acıdan “Enişte yırttı…” diye bağırdım. Eniştem de “Dayan baldızım, seni çok seviyorum!” diyerek, o kalın organının tamamını kanırta kanırta, taa torbalarına kadar arkama soktu. Üstüme abanarak ensemi, omuzlarımı ve sırtımı öpmeye ve ısırmaya başladı. İki eliyle belimden tutarak, o koca organını içimde hafif hafif oynatmaya başladı. Acı bir yana, fakat insanın arka deliğinde kımıldayan bir erkeklik organının verdiği zevk hiç bir şeyde yoktur sanırım. Eniştem acı vermemek için hareket etmeye korkuyordu, penisini yavaş yavaş oynatıyordu arkamda… Oysa acıya rağmen ben daha sert hareket etmesini istiyordum, başladım kalçalarımı ileri geri hareket ettirmeye. Biraz öne çekilip, sonra kalçamı tekrar eniştemin kasıklarına vuruyordum. Eniştem de hareketlerini yavaş yavaş hızlandırmaya başladı. Hala acı duyuyordum, fakat aldığım zevk daha çoktu, “Becer beni eniştem… Baldızını becer enişte! Kökle! Daha sert, daha hızlı becer beni enişte!” diye bağrıyordum. Eniştem artık kendini kaybetmiş gibi girip çıkıyordu arkamda deli gibi gidip geliyordu. Ben ‘Ahhh Uhhhh’ diye inlerken, eniştem de ‘Ohhhh Ohhhh’ diye inliyordu. Birden iyice hızlandı ve titremeye başladı, sonra da durakladı. O sırada arkamda, içime sıcak sıcak akan eniştemin döllerini hissedebiliyordum. Eniştemin boşalması bir iki dakika kadar sürdü, penisini çıkarmadan üzerime yattı. Eniştemin aleti içimde küçülüp kendiliğinden çıkana kadar öyle kaldık bir süre. Bu arada benim kalp atışlarım normale dönmüş, fakat hala burnumdan solumaya devam ediyordum. Eniştem mutluluktan beni çevirip, ağzımı, dudaklarımı, boynumu ve kulaklarımı öpüp yalarken, ben de eniştemin arzusunu yerine getirmenin ve ablamın alamadığı erkekliği almanın mutluluğuyla mest oluyordum. O gün eniştem beni sabaha kadar uyutmadı, önümü okşaya okşaya arkamı becerdi. Ablamın annemde kaldığı bu bir ay zarfında, enişteme her gün arkamdan verdim, mutlu ettim eniştemi. Bu sürede eniştemin karısı gibi olmuştum. Eniştem ben bakireyim diye kadınlığımı ellemiyordu, ama minik deliğimi harika beceriyordu. Bakalım ablam geldikten sonra ne yapacağız…

19 Ekim 2014 Pazar

Oğlum ve kocaman yarrağı

merabalar ben arzu 46yaşındayım 168 boy kilo55 ben devanlı rahat giyinmeyi seven birisiyim oglun 19 yaşında eşi5 yıl oldu öleli 5 yıdır kimse elime deymedi ta ki oglumun beni yanlışlıkla banyoda görmesine kadar ögün ben işten gelmiştim saat 18 sıralarıydı.ben bonyoya yirmiştim duş slırken oğlum geldiğini duğdum benim evde olduğumu sanmıyordu bu tüzden banyoya girmek için soyunmuş bir anda banyo kapısı acıldı baktım ki oğlumla karşı karşıya duruyoruz hemen cıktı psrdon anne diyerek ama benim aklım oğlumun sikinde kslmıştı abartmıyorum 25cm vardı.neyse ben banyodan cıktım oğlum girdi hemen arkasından gittim kapının deliğinden baktı kocaman siki vardı neyse olum cıktı banyodan aradan 2 hafta gecti ama ben unutamadım oğlumu biliyorum yanlış ama ne yapıyım akşam oğlum geldi işten yorgunum anne dedi tamam oğlum sen yat dedim sabah oğlumu işe kaldırmak için odasına girdim bir baktım ki siki ortda duruyor oğlum kalk hadi dedim tamam anne dediben işe gittim ama aklım oğlumda kaldı neyapsamda oğlum beni sikse diye pilanlar yapma başladım akşam oldu eve geldim ardan yarım saat sonra oğlum geldi üzerimi cıkarmamıştım gömleyimin düğmesini bir delik actım eteyimi biraz kaldırdım zaten mini etekti oğlum yukarı cıktı üzerine eşohmen giydi yeldi bende oğlumun dikkatini cekmek icin devamlı önünde deomalıyordum domalınca altımdaki tanga görünüyordu anne diye seslendi efendim oğlum dedim nasılsın diye sordu iyi dedim biraz zaman gecti oğlumun siki kalktı su icin mutfaha gitti tsm gelirken oğlumu görmemiş gibi önünde domaldım siki götüme geldi yapıştı pardon anne dedi gecti biraz sonra anne bugün sende bişeyler var dedi ne dedim oda cok sexsi duruyosun altından tangan görünüyor dedi ne yapıyım kimse beni görmüyo azdım oğlum dedim baka kaldı suratıma oğlum bani yanlış anlama ama seninle sex yapmak istiyorum dedim Hikayeyi Gönderenin Adı : canan

17 Ekim 2014 Cuma

Yeğenim Oğuz götten istedi

Merhaba ben Sibel, 46 yaşında, evli ve iki çocuk annesiyim. 1.70 boyunda, hafif balık etli, beyaz tenli, dolgun kalçalara ve memelere sahip, yolda yürürken sürekli bakılan bir kadınım. Anlatacağım olay 4 sene önce başıma geldi ve o günden sonra hayatım değişti… Kocam ve çocuklarım 3 günlüğüne İstanbul’da oturan kayınvalidemi ziyarete gideceklerdi. Kayınvalidemle küs olduğumdan ben gitmiyordum. Evde yalnız kalmayım diye, iki sokak ilerde oturan kızkardeşimde kalacaktım. Kocamı ve çocuklarımı gönderdikten sonra öğlenleyin kızkardeşime gittim. Gün boyu evde vakit geçirdik. Kızkardeşimin oğlu, yani yeğenim Oğuz da evdeydi. Oğuz 1.75 boylarında, düzgün vücutlu, kumral, yeşil gözlü bir gençtir, o zaman 20 yaşındaydı. Mevsim yaz olduğu için üzerimde tek parça diz üstüne kadar gelen sarı bir elbise vardı. Elbise vücudumu biraz sarıyordu ve kalçalarımla memelerim ön plana çıkıyordu. Oğuz’un ara sıra bacaklarıma baktığını farkediyordum, ama benimle ilgili farklı bir niyeti olduğunu düşünmüyordum. Nede olsa teyzesiydim. Bir kez de mutfakta dolaptan bardak almaya uzanırken önü kalçalarıma değdi, ama ben yine kötü bir niyet sezmemiştim. Neyse, gece oldu, üzerimizi değiştirdik, gecelik, pijama falan giydik, oturmaya devam ediyorduk, bir yandan meyve yiyor, çay içiyorduk. Ben diz üstüme kadar gelen pembe bir gecelik giymiştim. Oğuz tam karşımdaki koltukta oturuyor ve yine bacaklarıma bakıyordu. Artık iyice emindim bana baktığından ve oturuşumu düzelttim. Bir süre sonra herkesin uykusu geldi ve yatmaya karar verdik. Herkes odasına çekildi, ben de en arkadaki oturma odasında çekyatta yattım. Üç gün bu şekilde geçti, sonra ben evime döndüm. Birkaç gün sonra Oğuz beni aradı, “Teyze evdeysen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi. Ben de, “Gel canım, evdeyim!” dedim. Kocam işyerinde, çocuklarım da okuldaydı. Oğuz’un bacaklarıma baktığını hatırladığım için altımdaki kısa şortu çıkarıp kot pantolon giydim. 15 dakika sonra Oğuz geldi. Oturduk biraz, “Eee, ne gösterecektin?” dedim. Oğuz da, “Ama bunları kimseye söylemeyeceksin, aramızda kalacak! Tamam mı teze?” dedi. Ben de, “Tamam da, neymiş, göster bakalım!” dedim, çok merak etmiştim. Telefonunu çıkardı ve birtakım videolar izletti bana. Onlarda kaldığım 3 gün boyunca telefonuyla benim görüntülerimi çekmiş. Otururken bacaklarımı, ayağa kalktığımda kalçalarımı, yakınlaştırıp memelerimi ve en kötüsü de uyurken beni soyup tüm vücudumu elleyip öperkenki görüntülerin hepsini kaydetmişti. İzlerken dehşete kapıldım, şok oldum. “Sen naptın? Nasıl çektin bunları?” diyordum. Meğerse hepimizin içeceğine uyku hapı atmış ve ben dahil hiç kimse bir şey hissetmemiş. Videoda ben uyurken Oğuz dudaklarıma yumuluyor, memelerimi yalıyor ısırıyor, göbeğimi, bacaklarımı, amımı yalıyor, ters çevirip kalçalarımı yoğuruyor, mıncıklıyor, götümün deliğini yalıyor, parmaklıyor, sonra da sikini çıkarıp 31 çekiyor, göbeğime göğüslerime boşalıp, peçeteyle vücudumu siliyor, hiçbirşey olmamış gibi geri külodumu, geceliğimi giydiriyor ve ben öylece yatıyorum. Oğuz’un başındaysa, burnuna kadar gelen ağzını açıkta bırakan siyah kadın çorabı var ve yüzü belli olmuyordu. “Teyze, bu görüntüleri başkalarına göstermemi istemiyorsan, benimle sevişeceksin!” dedi. Karşı çıktım, başına şu gelir bu gelir dedim, ama Oğuz, aksi taktirde bu görüntüleri internete de koyacağını söyledi. Hiçbir çıkar yolum yoktu, mecburen onun dediğini yapacaktım. Çaresiz olduğumu anlayınca yaklaştı yanıma ve beni öpmeye başladı. Gözlerimi kapattım ve işi oluruna bıraktım. Bir yandan dilimi dudaklarımı emiyor, bir yandan da elleri tüm vücudumdaydı, memelerimi sıkıyor, belimi kavrıyor, kalçalarımı, bacaklarımı elliyordu. Sonra bir hışımla tişörtümü çıkardı, sütyenimin kopçalarını açıp memelerime yumuldu, hunharca emmeye başladı. Arada memelerimi ısırıp canımı yakıyordu. Yalayarak göbeğime kadar indi, sonra ters çevirdi, boynumdan başladı, sırtımı, belimi her yerimi yaladı. Sıra kot pantolonuma gelmişti, onu da aceleyle çıkardı ve külodumu dizlerime indirip direk kalçalarıma yumuldu, yalamaya ve ısırmaya başladı. Ben de artık zevk alıyordum, teslim olmuştum ona. Kalçalarıma sert bir tokat attığı zaman bende ipler koptu, o götümün deliğini yalıyor, ben de kalçalarımı ona doğru itiyordum. Sonra beni koltuğa yatırdı, külodumu dizlerimden tamamen çıkarıp, bacaklarımı ayırdı, amımı yalamaya başladı. Çok güzel yalıyordu cidden, bazen dilini amımın içine sokuyordu. Ben orgazm olurken çığlık atmamak için yastığı yüzüme bastırıyordum. Amımdan sonra kasıklarımı ve bacaklarımı yalamaya başladı. Arada baldırlarımı ısırıyordu, belli ki bu işi sert yapmayı seviyordu. Sonra kazık gibi olmuş sikini çıkardı ve ağzıma verdi. Orta boyda, düzgün, çekici bir siki vardı. Sikini iştahlı iştahlı yaladım, arada kafamdan bastırıp hepsini ağzıma köklüyordu. Bazen boğulacak gibi oluyordum, gözlerimden yaş geliyordu ve bu onun çok hoşuna gidiyordu. Daha sonra beni yeniden koltuğa yatırdı ve bacaklarımın arasında yerini aldı. Sikinin başını birkaç kez amıma sürttükten sonra dalıverdi içime. O anda derin bir inleme çıktı benden, çok zevk almıştım. O pozisyonda, memelerimi sıka sıka, hunharca sikti amımı. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sonra sikini amımdan çıkardı ve “Teyze domal!” dedi, hemen dediğini yaptım. Arkama geçti ve yine amıma kökledi. Kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikti amımı. Bir ara çok sert girip çıkmaya başladı, ‘Şak, şak, şak!’ sesler geliyordu ve o sesler beni daha çok azdırıyordu. Birden amımdan çıkarıp, belime, sırtıma, kalçalarıma boşaldı. Dölü sımsıcaktı ve tüm arkama yayılmıştı. Ben domalık haldeyken önüme geçti ve ağzıma verdi. Sikini yalayarak döllerden temizledim, sonra banyoya gittim, tabi o da arkamdan geldi. Beraber banyo yaptık. Vücudumun ıslaklığı onu çok tahrik etmişti, kendini kaybetmişçesine ellerini her yerimde gezdiriyordu, memelerimi sıkıyor, kalçalarımı mıncıklıyordu. Banyodan çıktığımızda ben işimiz bitti sanırken, beni kolumdan tutup sürükleyerek yatak odasına götürdü. Hemen beni yatağa yüz üstü yatırdı. “Napıyorsun Oğuz?” dememe kalmadan, kalçalarımı ısırıp yalamaya başladı. “Senin bu götüne hastayım teyze!” diyerek götümün deliğine dilini sokuyordu. Götümü sikmek istediğini anlamıştım, korktum canım acıyacak diye, ama teslim olmuştum bir kere. Göt deliğimi iyice yalayıp parmakladıktan sonra, sikini tükürükleyip göt deliğime dayadı. Götüme bastırdıkça canım acıyordu, acıyla inlemeye başladım, ama umrunda değildim, altından da kaçamazdım. Yavaş yavaş sikini bastırdı ve inlemelerim arasında hepsini soktu götüme. Üzerime yattı ve o şekilde uzun süre sikti götümü. Gariptir, hem canım acıyordu, hem zevk alıyordum. Oğuz ise götümü sikerken bir yandan saçımı çekiyor, arada da kalçalarımı tokatlıyordu. Götümü 15-20 dakika siktikten sonra, yine sertçe kökleyerek götüme boşaldı. Üzerime abandı kaldı bir süre, sonra üstümden kalktı ve toparlandık. Üzerimizi giyindik ve birer sigara yaktık. Oğuz’a gülerek, “Hayvan, muradına erdin mi? İstediğin oldu mu?” diye sordum. “Ohhh teyze, inanılmaz güzeldi! Ama keşke videoya kaydetseydik, çok daha güzel olacaktı! Evde seyreder 31 çekerdim!” dedi. Ben de, “Bu yaptıklarımızın sır olarak kalacağına söz verirsen, birdahaki sefere kaydederiz!” dedim. Bunu duyunca sevinçten Oğuz’un ağzı kulaklarına vardı. Kapıdan çıkarken de kocaman birer öpücük verdik birbirimize. O günden beri sürekli görüşüp sevişiyoruz, fantazilerimizi gerçekleştiriyoruz